Umut 的个人资料Fata Morgana's Black Box照片日志留言簿更多 工具 帮助

日志


2月29日

bahara merhaba

birkaç saat sonra mart geliyor... bahara merhaba de.
halsizliğin, düşlerin, yoğunluğun, yorgunluğun, umutların bolca bünyene saldıracağı bu mevsim her daim ilham verici olmuştur...
 

blind - break away

times that I had once are done
it’s strange to be so far away
all that I pretend, is nothing in the end
is this how the story ends

all this time I’ve been off the track
I still believe it’s getting better
how I hate the mirror staring back
and I refused to see the truth

I chase myself
I loose the way
my destination’s out of sight
to change myself
I break away

I don’t wanna wear a shattered face
when all my pain feels like forever
all I long for is a better shape
a better shape of my tomorrows
2月24日

her yer sessizdi, ama ben şarkını duydum...

anlattım hikayemi ben sana
dinlemedin hiçbir kelimesini
tek bir cümlesini anlamadın
ya da belki ben susmalıydım
hiçbir şey söylemeden
öylece durmalıydım
yatmalıydım gecenin orta yerine
hissetmeliydim sırtımı okşayan yeşili
izlemeliydim gökyüzündeki ışıkları
saçların uçuşurken bilmeliydim
nasıl hissettiğini görmeliydim
gözlerinden süzülen umutların
tenime çarparken dinlemeliydim
sessizliğinin şarkısını
en güzel nakaratımı sarf etmeliydim ben de
söylenmemesi gereken kelimeler yerine
düşümden akan kırmızıyı
taşırken sen üzerinde...
2月20日

beyaz resimdeki bir ayak izi

fırça darbeleri vurdu şehrin dört bir yanına
ressamın paletindeki en parlak, en güzel beyazla
adım atma sakın, girme içine, kaybolursun,
kirletirsin, öfkeyi sarmalamış masum beyazı.

bir kez olsun bekle, bir kez olsun izle
bırak çarpsın zemine, boyansın dünya
ama dinlemezsin beni, ne zaman dinlendin ki?
her yer çamur, her yer eskisinden de beter şimdi.

biliyorum her şeyi, zamanın yoktu, hiç olmadı.
karşı koyamadığın en büyük sorunundu
tualdeki bir renk oldun sende, ama demiştim,
kayboldun, soldun, kirlendin ve dönüşü yok bunun.


 

2月15日

Glen Hansard and Marketa Irglova - Falling Slowly

I don't know you
But I want you
All the more for that
Words fall through me
And always fool me
And I can't react
And games that never amount
To more than they're meant
Will play themselves out

Take this sinking boat and point it home
We've still got time
Raise your hopeful voice you have a choice
You've made it now

Falling slowly, eyes that know me
And I can't go back
Moods that take me and erase me
And I'm painted black
You have suffered enough
And warred with yourself
It's time that you won

Take this sinking boat and point it home
We've still got time
Raise your hopeful voice you had a choice
You've made it now

Take this sinking boat and point it home
We've still got time
Raise your hopeful voice you had a choice
You've made it now
Falling slowly sing your melody
I'll sing along

2月14日

olmak istemediğim yerlere ettiğim seyahatler...

bazen insan hatırlamak istemediği yerlere doğru bir yolculuğa çıkar. sebepleri anlamak bile güçtür çoğu zaman. sadece oraya dönmüşsündür. canını yakan her şey o noktada menzillenmiş seni beklerken, bedenine saplanan her hatıra kırıntısının doğurduğu acıyla yaşamayı öğrenmek zorundasındır bir süreliğine de olsa. bulunduğun o yerden en kestirme kaçış yolunu ararsın. ikinci bir kez o noktayı aşmak kimi zaman kolay, kimi zamansa çok daha zor olabilir. bu bir seçenekten çok o noktaya neden döndüğünle ilişkilidir. ben nedenimi biliyorum, yine de elimden bir şey gelmiyor şu günlerde. geçmişi silmek mümkün olsaydı ve o günleri hatırlamayacak olsaydım bile bunu yapmazdım. ama yine de şu anda bu sürüncemedeyim ve bu durumdan pek de mutlu sayılmam. işin en boktan tarafı, sadece ummak kalıyor insana böyle zamanlarda, döndüğün o noktanın senin içinde yarattığı hissiyattan kurtulmayı ummak. başka bir seçenek var mı bilmiyorum. o noktayı düzeltmek imkan sınırları dahilinde değil çünkü. muhtaçlık kurumu her zaman için bireyin kendisi tarafından kabul görmemesi gereken bir alandır kanımca. süreçler önemlidir, yaşayıp görmekten öte bir çözüm de gelmiyor zaten aklıma... anı yaşayıp, düne ve yarına takılmamayı öğrenmek gerek (becerebilene).
2月11日

karanlıktaki tüyler

o büyülü, kirlenmiş kanatların
usul usul dökülüyorlarmış şimdilerde
akıttığın yaşlarla kutsadığın yalanların
ellerinden damlayıp gitmiş dünlerinde
kör oluşunun doğurduğu sancıyla
kanıyormuş bir şeyler hala içinde
söyleyecek sözün kalmadığında
bil ki, öfken öldürecektir seni yine
benim hiç var olmamış,
karanlık meleğim...

2月9日

a part of 4Lyn - Nostalgia

just one sign is all I want
to move on where we started from
I´ve tried as hard as I could try
not even sure you´re still alive
what´s with all that we once shared
please forgive me but I care
I scream as loud as I can scream
but you don´t hear me

no, I will never know
cuz´ you´re somewhere
where I can´t go
a million miles away
or right here next to me
I´ve tried so many times
to find the home that once was mine
a million miles away or
right here next to me

2月8日

ruhumun kuytu köşesinden, benden ama bana dair olmayan...

perdelerin ardındaki beyaz ışık
gözlerimi kamaştıran, başımı ağrıtan
merdivenlere kazınmış gri tortu
çıkmayı zorlaştıran, adımlarımı yıldıran
gökyüzündeki sayısız yırtık
geceme renk katan, ruhta umut doğuran
masallarda geçen bir kahraman
ardından baktığın, kurtarmasını beklediğin
kulaklarına aşina o melodiler
yollarında çalan, hayatına fon müziği olan
uğruna binlerce kez öldüğün kadın
senden uzakta uyuyan, sözlerini tutamayan,
her şeyin ona dair olduğuna inandığın
yeniden sevene kadar unutamadığın...
2月5日

bazı şeyler

bugün biter, yarın başlardı hani?
ben hep dünde kaldım.
yeni güneşler doğmuyor geceme,
düş nerede kaldın?

zaman geçer, her şey biterdi hani?
ben hep sende kaldım.
yeni umutlar doğmuyor içimde,
unutmak kolay sandım.

anlayacaksın sende, tıpkı benim gibi
bazı şeylerin,  ne ilacı var ne merhemi
hissedeceksin sende, herkes gibi
bazı şeylerin,  ne ilacı var ne merhemi

zamanın ardından...

uzun zamandır yoktum yine... zaman geçti, birçok şey değişti. birçok şey yaşandı, bazı hayal parçacıkları etrafa saçıldı, bazıları tebessümle hayatımda var oldu. bir ben varım şimdi zamanın içinden çıkıp yine buraya kelimelerini döken. değişen çok şey var, belki de hiçbir şey yoktur. kimbilir, yarın düne benzemekten vazgeçmiş gibi. yaşamaya ve umut etmeye devam. insan hayalleri kadar vardır...