Umut 的个人资料Fata Morgana's Black Box照片日志留言簿更多 ![]() | 帮助 |
|
|
4月30日 kim biliröyle zamanlar varmış ki, aşk, yük olurmuş insana aydınlık sandığın yollar gömülürmüş karanlığa öyle dokunuşlar varmış ki, can verirmişsin uğrunda denizinden başka bir mavi de huzur verebilirmiş ruhuna öyle hikayeler varmış ki, mahkummuş yarım kalmaya mutlu sonu olmayan bir filmin baş rolüymüşüm aslında 4月28日 içimden geçenlerişlediğim en büyük günahın bedelini ödüyorum pinhani - yansınhani sana aldığım cam yüzük var ya
ya kırılmış ya kaybolmuştur ilk çektirdiğimiz resim var ya
ya yırtılmış ya da solmuştur
varsın yansın, yanar zaten anılar
kalan külleri kadar içimde kalsın
o küller sana uçar,
uçar yine geri gelir belki bana
hani sana aldığım son çiçek var ya
son olduğunu anlamıştık
son kaldığımız o ev var ya
ya yıkılmış ya da yanmıştır
varsın yansın, yanar zaten anılar
kalan külleri kadar içimde kalsın
o küller sana uçar,
uçar yine geri gelir belki bana
yansın
ne yaşandıysa aramızda
hepsi yansın, yansın 4月24日 bildiklerim, bilemediklerim, acım ve kederim...biliyorum... bu kez bir suçlu yok bu yerde, elbette ki benden başka. senin yerine yalnızlık var koynumda, üzerime yalanlar örtülü, başımın altında düşünceler, uykusuzluğum geçmişten gelir benim. her şey normal, her şey olağan. nasıl olması gerekiyorsa öyle. kansız olamazdı hiçbir katliam, tıpkı zaferler gibi... inanır mısın, bir an için döndüğünü sandım, öyle ki çok ağır şekilde yanıldım. denemeye değer mi dedim kendime, değmez, değemez ki artık. bu saatten sonra eskisi gibi olamaz hiçbir şey. yine de kendimi kandırmak hoştu. eski günlerin geleceğine inanmak, karanlıktan aydınlığa bir geçişi hayal etmek... gerçeği görebilmek zor falan değildi biliyorum, bir kör bile görebilirdi. fakat inanır mısın, bir aşık, bir kör kadar bile göremezmiş. yaşanmışlıklarla öğreniyor insan bir şeyleri. hayat öğretirken, sabrı ve direnci de ölçüyor acımasızca. alışmışa koymuyor lakin. o yüzden sakin, bu sefer öfkeye yer yok. ne kendime ne de bir başkasına. çıkış yolları belli. gidilecek yollar, yapılacak işler, ödenecek borçlar var. alacaklarsa, yaşayacak bir hayatı olanlara değerli... şimdi susmak var, hiçbir şey söylemeden susmak. sessizlik güzel, yokmuşum gibi yapmak, hiç olmamışım gibi. bilirsin, bu sefer başka türlü kandırıyorum kendimi. o var, yokmuş gibi olmuyor, hep var içimde bir yerde, kaçamıyorum, kurtulamıyorum. yanımda olsa da olmasa da onsuzluğu beceremiyorum. şimdiyse bensizliği deniyorum. yapamayacağımı bile bile deniyorum. sonrası mı, inan bende bilmiyorum... 4月22日 ana dair gerekliliklersusmak gerek bazen, cümle dahi kurmamak. hayal kırıklıklarını toplayıp hüzne karışmak gerek. yok olmak gerek... 4月21日 theory of a deadman - all or nothingYou've got all that i need
Looking at all or nothing Babe it`s you and i With you i know that I am good for something So lets go give it a try We got our backs against the ocean It`s just us against the world Looking at all or nothing Babe it`s you and i Looking at all or nothing Babe it`s you and i This is it nothing to hide One more kiss never say goodbye This is it babe your all mine Looking at all or nothing Babe it`s you and i I know that i am good for something So lets go give it a try We got our backs against the ocean It`s just us against the world Looking at all or nothing Babe it`s you and i With you i know that I am good for something So lets go give it a try 4月20日 pinhani - ben ki sevmekten hiç usanmamumutsuz olduğu bir anda sevmek, ister her insan birazcık şanslıysan neden olmasın kendinden emin değilsen sevme bensiz mutluysan hep öyle kal eğer her gece yattığında büyülü düşler sana benden bahsediyorsa hemen tatlı uykundan uyan çünkü ben hiç uyuyamam seni düşündüğüm zaman ben ki sevmekten hiç usanmam aziz ve günahkaraziz ve günahkar karşı karşıya geldiler sonunda.
ya günahkar, azizi katledip yaşamaya devam eder ya da aziz, günahkardan kurtulur ve sonsuzluğa bırakır kendini. daha fazla karışamazlar birbirlerine, yaşadıkları bu ruhun içinde. "the only difference between the saint and the sinner is that every saint has a past, and every sinner has a future" oscar wilde.
what if both are living in a same soul...yeah it's just my fuckin' story...
karanlığım düşer önüme, gölgesinde kanarımneden bütün hançerler bana saplanıyor
neden kendi kanımda boğuluyorum neden bütün ölümler beni buluyor neyin bedeli bunlar? eğer tanrı varsa, benimle alay ediyor intihara meyilli düşler adımı fısıldıyor ruhum pas tuttu, beni terk ediyor neden ölüm bile beni kucaklamıyor? 4月18日 kendi kendimeduydunuz mu? göğsüme dayanmış 45'liğin şarkısını kaburga kemiklerimi parçalayıp kalbimi bin parçaya ayırdı hissettiniz mi? vücudumdan süzülen kanın sıcaklığını yavaş yavaş aktı dört bir yanımdan iliklerime kadar ısıttı fark ettiniz mi? üzerime düşen meleğin gölgesini göz yaşıyla yıkadı bedenimi ben sonsuzluğa düşerken gördünüz mü? ben gördüm tüm olan biteni kovanın yere çarpan sesinden sonra aynadaki katilimi. 4月17日 BreakI break, I borrow, I live, I loose I break, I’m hollowed, I’m dead, confused I’ll find you What is love and what’s it for I’m stuck outside an open door And no one’s come to get me yet I never got a second bet I’m welcomed to your fantasy If only she was make-believe Oh what is love and what’s it for? Oh take me back and do me more Ooh take me back and do me more I break, I borrow, I live, I loose I break, I’m hollowed, I’m dead, Confused I’ll find you Once you’re here you’re never gone Oh, once you’re here you’re never gone I fall from in out the cold A piece of me that I can’t hold I love you as I loose you more I break outside this open door Catch me as I wash away Oh, catch me as I wash away Ooh, catch me as I wash away I break, I borrow, I live, I loose, I break, I’m hollowed, I’m dead, confused I break, I’m hollowed, I’m dead, confused I’ll find you 4月15日 bugünlerdezamanın içinde bir yerlerde dolanıp duruyorum, yorgunum. düşünmemekse güzel. vakitsizliğin belki de en hoş tarafı. bir tebessüm var yüzümde günün sonunda, ne kadar sıkıntılı ve pesimist dahi olsa... 4月11日 senden sonrao kadar uzun zamandır hayatımdaydın ki, her ne kadar hiç yanımda olmasan da. nasıl böylesine bir alışkanlık olabilmişsin algılayamamışım. biliyordum, ama şiddeti beni şaşırttı açıkçası. şimdilerde yüzünü bile zor hatırlar oldum. hatıralarım fazla silikleşti. aklıma gelen şeyler oldukça flu. sanki üstlerine yenileri eklenmiş gibi. birlikte olamayacağın birini düşünmekten daha kötü ne olabilir ki sorusuna cevabı hatırlattı bana bu. kimseyi düşünememek, kimseyi sevememek. senden sonra arta kalan yeni bir ben var. sevgiyi ve değer vermeyi unutmuş. hayatımdaki boşluğu doldurmak bir katliam olacakmış gibi hissediyorum. sevmeye olan yeteneğimi yitirdim sanki. sevilmeye değer bir ben de göremiyorum daha fazla. garip. gerçekten çok garip. aşk zordu hep, ama birini sevmek kolay olmuştu. ne nefret var ne de sevgi. duygularım alınmış ve kenara koyulmuş gibi geliyor bazen. zamanla değişir diye umuyorum sadece. bünyemde yaşamın anlamı kaybolmakta. keşfi ne kadar sürer acaba... 4月5日 anneannemetüm sözcüklerin anlamını yitirdiği yerde, bir yıldız kaydı bugün... hoşçakal güzel kadın... 4月2日 hard-fi'dan...PAIN IN MY HEARTPain in my heart, Pain in my heart, Since you've been gone, Now we're apart. You left too soon. Now the world won't turn round, The stars won't shine down You left too soon. Pain in my heart, Pain in my heart, Since you've been gone, Now we're apart. I needed you. Now it's raining and grey, No sun shines my way, I needed you. Pain in my heart, Pain in my heart, Since you've been gone, Now we're apart. Pain in my heart, Pain in my heart, Since you've been gone, Now we're apart. Pain in my heart, Pain in my heart, Pain in my heart, Pain in my heart. gidenler ve kalanlargitmek ve kalmak arasındaki farkı anlamaya çalışıyorum bazen. gittiğinde her şey ardında mı kalıyor ya da kaldığında eskisi gibi olan bir şey var mı? giden gidiyor, kalan kalıyor. farklı roller aynı sonu getiriyor sadece. zamana bırakıyor kendini giden de, kalan da. bir süre sonra giden gittiğini, kalan kaldığını unutuyor. her şey normale dönüyor ya da biz sadece böyle adlandırıyoruz. acı diniyor, yaralar kapanıyor, içindeki o iğrenç hissiyat usulca kayboluyor. ne olursa olsun bir iz kalıyor her iki rolün oyuncusunda da. bu izi silecek bir şey var mıdır acaba? izlerinin üstünü örtmekten sıkılmış herkes bir yerde merak eder bunu. giden ve kalan arasında görebildiğim tek bir fark oldu bugüne kadar. kalan, her zaman giden kadar şanslı değildir veya bir başka bakış açısıyla kalan, şanslı olan taraf olarak da görülebilir. fark edilebileceği üzere ben ilk önermeye inananlardanım. gidenin şanslı olan taraf olduğuna yani. böyle düşünmeminse tabii ki geçerli bir sebebi var kendi perspektifimde. gidenin gittiği yerde bütün izlerinden arınacak olması (izlerine rastladıkça canı yanan herkes böyle düşünebilir sanırm). elbette ki bu durum bir koşulla ilişkilidir ve bu koşulu tahmin etmek de şu satırları okuduktan sonra çok zor olmasa gerek diye düşünüyorum. yine de anlamayan biri varsa, bu tamamıyla gidilen yerin kokusuyla ilişkili. bilirsin, kimi toprak kokusunu sever, kimi sevmez... p.s.: canını yaksa bile izlerinle barışık ol. bir gün silinirler mi bilmem, ama onlar sana kim olduğunu hatırlatırlar. |
|
|