Umut 的个人资料Fata Morgana's Black Box照片日志留言簿更多 工具 帮助

日志


4月30日

kim bilir

öyle zamanlar varmış ki,
aşk, yük olurmuş insana
aydınlık sandığın yollar
gömülürmüş karanlığa
öyle dokunuşlar varmış ki,
can verirmişsin uğrunda
denizinden başka bir mavi de
huzur verebilirmiş ruhuna
öyle hikayeler varmış ki,
mahkummuş yarım kalmaya
mutlu sonu olmayan bir filmin
baş rolüymüşüm aslında
4月28日

içimden geçenler

işlediğim en büyük günahın bedelini ödüyorum
dünlerimde cezam bitti sanmıştım,
ama bitmemiş meğer
bugünümü sarmış,
yarınlarıma kadar uzanmış.
düşlerimin en güzeli tarafından idam ediliyorum
insan hiç ölmeyeceğini sanıyor,
kalbinin ritmi yavaşlamadan,
acısı, kanına karışmadan,
aşkı katili olmadan.
aynada bir ben göremiyorum artık
hıçkırıkla karışık göz yaşı eşliğinde
umutsuzluk parçaları var yerime
yalnızlık der ki, zifiri karanlık yeterdi oğlum sana.
yargılanacak kimse yok, suçlusu şahsım
tüm olan bitenin, kopardığım bu yaygaranın
sızlanmalarımın, ağlayışlarımın
kimseye değil bu sitem
kimse üzerine alınmasın, aman yapmasın.

varsa eğer ben gibi biri,

her şey terk ettiğinde seni, uyan!
değersizleştin dostum.
hiçliğe karışıp, her şeye boğuluyorsun.
aşkına dönüp bakma artık
o senin üzerinden geçeli uzun zaman oldu
sense onun küllerinde oynayan pasaklı bir çocuksun
öfkelenme aman, sessizce çek acını
kimseye bulaşmasın pisliğin,
sende kalsın tüm hatıralar
aşkı sen yaratmadın,
o senin bir parçandı
bırak seninle gömülsün
şimdi sadece oyununu oyna
tüm o tortunun ortasında
çünkü elinde kalan tek şey bu.
sahip olduğun tek şey bu!
acın, göz yaşın,
hıçkırıkların, aşkın,
yalnızlığın, karanlığın,
hüznün, kederin,
ruhun, kanın
hepsi bu küllerin birer parçası...

pinhani - yansın

hani sana aldığım cam yüzük var ya
ya kırılmış ya kaybolmuştur
ilk çektirdiğimiz resim var ya
ya yırtılmış ya da solmuştur
 
varsın yansın, yanar zaten anılar
kalan külleri kadar içimde kalsın
o küller sana uçar,
uçar yine geri gelir belki bana
 
hani sana aldığım son çiçek var ya
son olduğunu anlamıştık
son kaldığımız o ev var ya
ya yıkılmış ya da yanmıştır
 
varsın yansın, yanar zaten anılar
kalan külleri kadar içimde kalsın
o küller sana uçar,
uçar yine geri gelir belki bana
 
yansın
ne yaşandıysa aramızda
hepsi yansın, yansın
 
 
4月24日

bildiklerim, bilemediklerim, acım ve kederim...

biliyorum... bu kez bir suçlu yok bu yerde, elbette ki benden başka. senin yerine yalnızlık var koynumda, üzerime yalanlar örtülü, başımın altında düşünceler, uykusuzluğum geçmişten gelir benim. her şey normal, her şey olağan. nasıl olması gerekiyorsa öyle. kansız olamazdı hiçbir katliam, tıpkı zaferler gibi... inanır mısın, bir an için döndüğünü sandım, öyle ki çok ağır şekilde yanıldım. denemeye değer mi dedim kendime, değmez, değemez ki artık. bu saatten sonra eskisi gibi olamaz hiçbir şey. yine de kendimi kandırmak hoştu. eski günlerin geleceğine inanmak, karanlıktan aydınlığa bir geçişi hayal etmek... gerçeği görebilmek zor falan değildi biliyorum, bir kör bile görebilirdi. fakat inanır mısın, bir aşık, bir kör kadar bile göremezmiş. yaşanmışlıklarla öğreniyor insan bir şeyleri. hayat öğretirken, sabrı ve direnci de ölçüyor acımasızca. alışmışa koymuyor lakin. o yüzden sakin, bu sefer öfkeye yer yok. ne kendime ne de bir başkasına. çıkış yolları belli. gidilecek yollar, yapılacak işler, ödenecek borçlar var. alacaklarsa, yaşayacak bir hayatı olanlara değerli... şimdi susmak var, hiçbir şey söylemeden susmak. sessizlik güzel, yokmuşum gibi yapmak, hiç olmamışım gibi. bilirsin, bu sefer başka türlü kandırıyorum kendimi. o var, yokmuş gibi olmuyor, hep var içimde bir yerde, kaçamıyorum, kurtulamıyorum. yanımda olsa da olmasa da onsuzluğu beceremiyorum. şimdiyse bensizliği deniyorum. yapamayacağımı bile bile deniyorum. sonrası mı, inan bende bilmiyorum...
4月22日

ana dair gereklilikler

susmak gerek bazen, cümle dahi kurmamak. hayal kırıklıklarını toplayıp hüzne karışmak gerek. yok olmak gerek...
4月21日

theory of a deadman - all or nothing

You've got all that i need
Looking at all or nothing
Babe it`s you and i
With you i know that
I am good for something
So lets go give it a try
We got our backs against the ocean
It`s just us against the world
Looking at all or nothing
Babe it`s you and i
Looking at all or nothing
Babe it`s you and i
 
This is it nothing to hide
One more kiss never say goodbye
This is it babe your all mine
Looking at all or nothing
Babe it`s you and i
I know that i am good for something
So lets go give it a try
We got our backs against the ocean
It`s just us against the world
Looking at all or nothing
Babe it`s you and i
With you i know that
I am good for something
So lets go give it a try

4月20日

pinhani - ben ki sevmekten hiç usanmam

umutsuz olduğu bir anda sevmek, ister her insan
birazcık şanslıysan neden olmasın
kendinden emin değilsen sevme
bensiz mutluysan hep öyle kal

eğer her gece yattığında
büyülü düşler sana
benden bahsediyorsa
hemen tatlı uykundan uyan
çünkü ben hiç uyuyamam
seni düşündüğüm zaman

ben ki sevmekten hiç usanmam

aziz ve günahkar

aziz ve günahkar karşı karşıya geldiler sonunda.
ya günahkar, azizi katledip yaşamaya devam eder
ya da aziz, günahkardan kurtulur ve sonsuzluğa bırakır kendini.
daha fazla karışamazlar birbirlerine, yaşadıkları bu ruhun içinde.
 
"the only difference between the saint and the sinner is that every saint has a past, and every sinner has a future" oscar wilde.
what if both are living in a same soul...yeah it's just my fuckin' story...
 
 

karanlığım düşer önüme, gölgesinde kanarım

neden bütün hançerler bana saplanıyor
neden kendi kanımda boğuluyorum
neden bütün ölümler beni buluyor
neyin bedeli bunlar?
eğer tanrı varsa,
benimle alay ediyor
intihara meyilli düşler
adımı fısıldıyor
ruhum pas tuttu,
beni terk ediyor
neden ölüm bile beni kucaklamıyor?
4月19日

kurban - sorma

Sorma nerdesin diye
Döndüm geldiğim yere
Nerede ararsın beni
Gezer iken üstümde 

4月18日

kendi kendime

duydunuz mu?
göğsüme dayanmış 45'liğin şarkısını
kaburga kemiklerimi parçalayıp
kalbimi bin parçaya ayırdı
hissettiniz mi?
vücudumdan süzülen kanın sıcaklığını
yavaş yavaş aktı dört bir yanımdan
iliklerime kadar ısıttı
fark ettiniz mi?
üzerime düşen meleğin gölgesini
göz yaşıyla yıkadı bedenimi
ben sonsuzluğa düşerken
gördünüz mü?
ben gördüm tüm olan biteni
kovanın yere çarpan sesinden sonra
aynadaki katilimi.
4月17日

Break

I break, I borrow, I live, I loose
I break, I’m hollowed, I’m dead, confused
I’ll find you

What is love and what’s it for
I’m stuck outside an open door
And no one’s come to get me yet
I never got a second bet
I’m welcomed to your fantasy
If only she was make-believe
Oh what is love and what’s it for?
Oh take me back and do me more
Ooh take me back and do me more

I break, I borrow, I live, I loose
I break, I’m hollowed, I’m dead, Confused
I’ll find you

Once you’re here you’re never gone
Oh, once you’re here you’re never gone
I fall from in out the cold
A piece of me that I can’t hold
I love you as I loose you more
I break outside this open door
Catch me as I wash away
Oh, catch me as I wash away
Ooh, catch me as I wash away

I break, I borrow, I live, I loose,
I break, I’m hollowed, I’m dead, confused

I break, I’m hollowed, I’m dead, confused
I’ll find you
4月15日

bugünlerde

zamanın içinde bir yerlerde dolanıp duruyorum, yorgunum. düşünmemekse güzel. vakitsizliğin belki de en hoş tarafı. bir tebessüm var yüzümde günün sonunda, ne kadar sıkıntılı ve pesimist dahi olsa...
4月11日

senden sonra

o kadar uzun zamandır hayatımdaydın ki, her ne kadar hiç yanımda olmasan da. nasıl böylesine bir alışkanlık olabilmişsin algılayamamışım. biliyordum, ama şiddeti beni şaşırttı açıkçası. şimdilerde yüzünü bile zor hatırlar oldum. hatıralarım fazla silikleşti. aklıma gelen şeyler oldukça flu. sanki üstlerine yenileri eklenmiş gibi. birlikte olamayacağın birini düşünmekten daha kötü ne olabilir ki sorusuna cevabı hatırlattı bana bu. kimseyi düşünememek, kimseyi sevememek. senden sonra arta kalan yeni bir ben var. sevgiyi ve değer vermeyi unutmuş. hayatımdaki boşluğu doldurmak bir katliam olacakmış gibi hissediyorum. sevmeye olan yeteneğimi yitirdim sanki. sevilmeye değer bir ben de göremiyorum daha fazla. garip. gerçekten çok garip. aşk zordu hep, ama birini sevmek kolay olmuştu. ne nefret var ne de sevgi. duygularım alınmış ve kenara koyulmuş gibi geliyor bazen. zamanla değişir diye umuyorum sadece. bünyemde yaşamın anlamı kaybolmakta. keşfi ne kadar sürer acaba...
4月5日

anneanneme

tüm sözcüklerin anlamını yitirdiği yerde, bir yıldız kaydı bugün... hoşçakal güzel kadın...
4月2日

hard-fi'dan...

PAIN IN MY HEART

Pain in my heart, Pain in my heart, Since you've been gone, Now we're apart.
I've been walking all day, Walking all night, Nothing feels good, Nothing feels right.

You left too soon.
We had things to do.

Now the world won't turn round, The stars won't shine down

You left too soon.

Pain in my heart, Pain in my heart, Since you've been gone, Now we're apart.
I've been walking all day, Walking all night, Nothing feels good, Nothing feels right.

I needed you.
But you went too soon.

Now it's raining and grey, No sun shines my way,

I needed you.

Pain in my heart, Pain in my heart, Since you've been gone, Now we're apart.
I've been walking all day, Walking all night, Nothing feels good, Nothing feels right.

Pain in my heart, Pain in my heart, Since you've been gone, Now we're apart.
I've been walking all day, Walking all night, Nothing feels good, Nothing feels right.

Pain in my heart, Pain in my heart, Pain in my heart, Pain in my heart.

gidenler ve kalanlar

gitmek ve kalmak arasındaki farkı anlamaya çalışıyorum bazen. gittiğinde her şey ardında mı kalıyor ya da kaldığında eskisi gibi olan bir şey var mı? giden gidiyor, kalan kalıyor. farklı roller aynı sonu getiriyor sadece. zamana bırakıyor kendini giden de, kalan da. bir süre sonra giden gittiğini, kalan kaldığını unutuyor. her şey normale dönüyor ya da biz sadece böyle adlandırıyoruz. acı diniyor, yaralar kapanıyor, içindeki o iğrenç hissiyat usulca kayboluyor. ne olursa olsun bir iz kalıyor her iki rolün oyuncusunda da. bu izi silecek bir şey var mıdır acaba? izlerinin üstünü örtmekten sıkılmış herkes bir yerde merak eder bunu.

giden ve kalan arasında görebildiğim tek bir fark oldu bugüne kadar. kalan, her zaman giden kadar şanslı değildir veya bir başka bakış açısıyla kalan, şanslı olan taraf olarak da görülebilir. fark edilebileceği üzere ben ilk önermeye inananlardanım. gidenin şanslı olan taraf olduğuna yani. böyle düşünmeminse tabii ki geçerli bir sebebi var kendi perspektifimde. gidenin gittiği yerde bütün izlerinden arınacak olması (izlerine rastladıkça canı yanan herkes böyle düşünebilir sanırm). elbette ki bu durum bir koşulla ilişkilidir ve bu koşulu tahmin etmek de şu satırları okuduktan sonra çok zor olmasa gerek diye düşünüyorum. yine de anlamayan biri varsa, bu tamamıyla gidilen yerin kokusuyla ilişkili. bilirsin, kimi toprak kokusunu sever, kimi sevmez...

p.s.: canını yaksa bile izlerinle barışık ol. bir gün silinirler mi bilmem, ama onlar sana kim olduğunu hatırlatırlar.