Umut 的个人资料Fata Morgana's Black Box照片日志留言簿更多 ![]() | 帮助 |
|
|
9月6日 eylülün getirdiklerieylül... okul olsa rahat ve sıkıcı olmayan bir dönem olurdu. okul olmasa çok rahat ve sıkıcı. iş olunca hem rahat olmayan hem de sıkıcı bir dönem. düzenli hayat... pek de bana göre değil. gece uykuları, sabah 9 akşam 6 çalışma saatleri. günler günleri kovalarken yapılması gereken boktan işleri yapmak. yaratıcılıktan uzak, teslim odaklı üretim süreçleri. ileriye dönük hayalleri gerçekleştirmek adına kazanılacak olan kağıtlar için idealistliği ve etiği yok sayarak bitse de gitsek mantalitesi. boşluktan çıkmanın verdiği alışkanlığın günlük yorgunluklarla kırılması. tüm olumsuz şartlara rağmen teknik gelişim süreçlerini ilerletmek. sorun çözerken, öğrenmek. bir süreç... gitmeyi umduğum diyara gidebilmem için geçmem gereken. zaman geçer ve bu kitap bizi nereye sürükler yaşayıp göreceğiz, içimizdeki bir tutam umutla! 8月29日 bilinçaltısessizlik kulağıma fısıldadı en sevdiğim şarkı basın titreşimini yüzüme vururken sustum, aitsizliğimle kucaklaştım ve yürüdüm bilinmezliğin ılıklığına doğru hatıralarım döküldü dallardan tebessümle karışık göz yaşları aktı bulutlardan üşüdüm, umuda sarılmayı denedim sonra anımsadım, cebimden düşmüştü yıllar önce dilim sağırlaştı, gözlerim vurgun yedi korkulukla sevişen kargalar alay etti düşümle pas tutmuş kelimeler, altın yüklemlere koştu hoşçakal dedi bu şehir ışıklarını kapadı ve misafirliğe gitti fahişelerin vaazlarını dinledi deniz med cezirle kafası dumanlandı saatler durdu, zaman daha hızlı aktı alkol şarabı, şarapsa kırmızıyı aldattı bir el dokundu omzuma derinden bir ses çarptı kulaklarıma uyan dedi, kıçın açıkta kalmış, sırtın ağrıyacak, git yatağına yat... 8月22日 remembering are you remember? your words, your feelings, my words, my face a small part about our story...? it was winter, a cold day but we felt warm. that movie, the first kiss, all those places... the day we woke up together, the gift that i gave you... you were smiling. are you remember now? 8月11日 umarsızinsanoğlunun sorgulamaktan kaçınan zihin yapısı er ya da geç ona sorgulaması gerektiğini hatırlatacaktır. öyle ki insan kendi içindeki aynaya dönüp bakabildiğinde, özündeki hayvanla tanışarak, şaşıracaktır. tüm bu hayatın öncesinde yaşayan atalarımız kendilerinin ne olduğunu bile bilmiyorlarken, ötekine isimler uydurmak veya kendilerini sorgulamakla meşgul müydüler? bugüne gelindiğine göre meşgulmüşler. medeniyetin ve ilkelliğin arasında durmayı bilmeyip medeniyetin bokunu çıkaran insanoğlu, kendi ırkını katletmeyi marifet sanalı da epeyce olmuş. modern toplumda da artık etrafına saldırmakla kesmeyince, kendine saldırma içgüdüsünü oluşturmuş. kendi kendini yok eden organizmalar misali yaşamaya başlamış. insanoğlu dünyadaki en akıllı yaratık olduğunu sanmakla vakit geçirirken şu günlerde aslında en aptal yaratık olduğunu kendine kanıtlama uğraşında sanki.özünü reddeden ve kendine bilim-kurgu filmlerinden fırlamış süper sperm muamelesi yapan türüm, özündeki arzuları dışarı vurmak için bir alanı kalmadığında, ateş çemberindeki bir akrepten farksız olduğunun bilincine de varmış. tabii bu sırada dışardaki kaosu izleyip, umarsızlaşmaya ve hissizleşmeye de devam etmektedir. tecavüz kaçınılmazsa zevk almaya değil, umursamamaya başlamıştır usul usul. -ne olacak be oğlum, gelen vuruyor giden vuruyor. sikleri sağolsun. -(alışmış kudurmuştan beterdir.) o da olur sıkma canını... 8月9日 rutinin içinde bir yerde bir ay daha geride kaldı... hayat sıradan. rutinle kavrulmaya, külleri savurmaya devam. rutin bir hayat, bir labirentte kaybolmaya benziyor. dönüp duruyorsun her şey birbirine benziyor. öte yandan bir yerlerde kaybolmak, bazen başka bir yerlerde bulunmak demektir. yaşayıp görmek gerekir. 7月29日 Who knowsThere are no more lights in this city Those blurry tomorrows left with tears I don't know why but now i see everything clearly For whom or what, i gave up my dreams Who knows... 7月22日 2 haftalık de-şarjbodrum-rnc-gs şeklinde bir dizilimi oldu hayatımın son 2 haftalık süreçte. 8 gün kadar bodrum'daydım. fena olmayan bir tatildi. bol bol alkol ve ağırlıklı olarak güneşi görmeden geçti. rnc ise epey eğlenceliydi. kendi küçük dünyamızda epey geyikleyip, bolca güldük. saçmasapan aktivitelerde bulunduk, prodigy, linkin park, kaiser chiefs ve nin i sahnede görme zevkini yaşadık. güneş tarafından tecavüze uğramamıza ve benim cuma günü yaptığım halısaha maçımdan kalan ağrılarıma rağmen epeyce keyifliydi. tüm bu süreçte bol bol spor haberleri ve house izleyerek beynimi boş tuttum. yarında gs-tobol maçı için stada gideceğim. boşaltım işlemim tamamlanacak sanırım sonrasında ve yeniden bir şeyler üretmeye başlayacağım. bakalım. güzel ama boş bir yaz geçmekte gibi... Seether - Careless WhisperI feel so unsure As I take your hand and lead you to the dance floor As the music dies, something in your eyes Calls to mind a silver screen and all those sad goodbyes I'm never gonna dance again Cause guilty feet have got no rhythm Though it's easy to pretend I know you're not a fool I should have known better than to cheat a friend And waste the chance that I'd been given So I'm never gonna dance again The way I danced with you Time can never mend The careless whispers of a good friend To the heart and mind Ignorance is kind And there's no comfort in the truth Pain is all you'll find I'm never gonna dance again Cause guilty feet have got no rhythm Though it's easy to pretend I know you're not a fool I should have known better than to cheat a friend And waste the chance that I'd been given So I'm never gonna dance again The way I danced with you Tonight the music seems so loud I wish that we could lose the crowd Maybe it's better this way We'd hurt each other with the things we want to say We could have been so good together We could have lived this dance forever But now who's gonna dance with me? Please stay I'm never gonna dance again Cause guilty feet have got no rhythm Though it's easy to pretend I know you're not a fool I should have known better than to cheat a friend And waste the chance that I'd been given So I'm never gonna dance again The way I danced with you 7月7日 feeder - feeling a momentFeeling the moment slip away Losing direction you're losing faith You're wishing for someone Feeling it all begin to slide Am I just like you All the things you do - can't help myself How do you feel when there's no sun And how will you be when rain clouds come and pull you down again How will you feel when there's no one Am I just like you Turning to face what you've become Bury the ashes of someone Broken by the strain Trying to fill that space inside Am I just like you All the things you do - can't help myself How do you feel when there's no sun And how will you be when rain clouds come and pull you down again How will you feel when there's no one Am I just like you All the things you do Don't ever feel That you're alone I'll never let you down I'll never leave you dry Don't fall apart Don't let it go Carry the notion Carry the notion back to me Feeling the moment slip away Feeling the moment slip away Cause I'm just like you How do you feel when there's no sun And how will you be when rain clouds come and pull you down again How will you feel when there's no one Am I just like you? 7月3日 sessizdeğişen pek bir şey yok. öyle bir sürüncemede geçip gidiyor hayat. bu yüzdendir ki sessizliğim... 6月20日 .yaşanmak istenen hayatlar sonu belirsiz, başı kimliksiz duran hayatının arka fonundaki şarkılar sadece senin bünyende hayat bulan kumdan kaleler gibi hayaller küçük rüzgarlarda bile yıkılan kelebek ömürlü vaatler en uzunu çoktan unutulmuş olan uzun sanılan zamanlar fotoğraf karelerinde hapsolan yalnızlık sanılan kalabalıklar düşünsel boşluklarda kaybolan önlerinde eğilinen parıltılar yıldızların yanında sönük kalan 6月12日 boşhayatım iğrenç bir rutin içerisinde. sabaha kadar otur, akşama kadar yat ve hiçbir şey yapma şeklinde geliyor ve geçiyor günler. sıkıntıdan ölmek üzere olmamın yanı sıra hiçbir şey yapmadığımdan ve ölü bir dönemde olduğumdan dolayı yapılacak hiçbir şey olmamasından ötürü boşluğun kaotizmini yaşıyorum desem pek bir doğru olacak. yarım yarım bir sürü proje var, para yok, hayal çok, hiçbir şey yapasım yok, ama çok şey de yapasım var. böyle salak, saçma, aptal, tırt bir dönem bu. ben delirmeden geçse keşke... 5月26日 Alexander Rybak - FairytaleYears ago, when I was younger, I’m in love with a fairytale, Every day we started fighting, I don’t know what I was doing, I’m in love with a fairytale, She’s a fairytale 5月16日 Sinead O'connor - AngelDarling, I don't like it when you say Bad things about yourself Oh please don't talk that way You are so beautiful I wish you could see what I see You're an Angel Angel, just like you always wanted to be You're an Angel Angel, just like you always wanted to be So what if you did wrong things? When you knew no better The thing is to draw a line And be the best you can at any given time So what if some don't love you That just means they do not know your heart Is like the deepest ocean Full of kindness and compassion You're an Angel Angel, just like you always wanted to be You're an Angel Angel, just like you always wanted to be And I don't want no wedding band No shiny jewel for my hand I only want a golden chain To hang my love upon, To hang my love upon, To hang my love upon Don't hide your eyes from mine Angels do fall down sometimes They do get blind It happens all the time Oh let your eyes look into mine You know I loved you all the time I loved you all the time Oh how I missed you when you weren't mine So many tears I cried Just like a little child But now those days are gone I'm by your side I'll love you even after I die You're an Angel Angel, just like you always wanted to be You're an Angel Angel, just like you always wanted to be And I don't want no wedding band No shiny jewel for my hand I only want a golden chain To hang my love upon, To hang my love upon, To hang my love upon 5月10日 öylesinedünlerden zihnimde kalan imgeler 4月29日 lalalabugün bir güzel geldi bana, neden bilemedim. hava bile kapalı halbuki. böyle devam eder umarım. ;) 4月24日 küllerinden doğan süreçler var bu dönemdebir süredir sesim soluğum çıkmadı. sancılar yaşandı bünyemde. süreçlerin içerisinde boğulup durdum. sorunlar oldu, vazgeçişler gerçekleşti. bir noktaya gelindiğinde her şeyi pozitivize etme yoluna gidiyor insan. ben de şu anda o noktadayım. geleceğe inanç var bünyemde. bir oluşum başlamadan sona erdi, şimdiyse yeni bir oluşum varlık göstermeye başlıyor. biz bu oluşuma "altcut" demeyi uygun bulduk, web adresimizse, www.altkattakiler.com. akıbetinin iyi olmasını umuyoruz. bolca da b planı ürettik gibi. hayatın ne götüreceği ya da ne getireceği belirsizliğini koruyor. yaşamak ve görmek gerek. 4月13日 teoman - fahişebir fahişe sabaha karşı, çok seksiymişim öyle diyor p.s.: teoman'ın bugüne kadar yaptığı en sağlam parçalardan biri. tebrik ettim... 4月7日 tez out! hayata dair in!tezi askıya almış vaziyetteyim. hayata dair'se yakınlarda sonlanacak gibi duruyor. post prodüksiyon sürecinde sonlara yaklaşıldı. çok içe sinmese de ilk film avuntuları var. cuma bekleyiş isimli filmimizin çekimlerine başlıyoruz. direc-t'in obsequious'u, ilk kısa filmimiz hayata dair derken çıtayı da yavaştan yükseltiyoruz. ctrl+s'in bu işinin akıbetini görüp, yolumuza daha da emin adımlarla devam etmek niyetindeyiz. ben niye böyle bir ağızla yazıyorum bilemedim açıkçası. sanırım yoğunluktan balataları yakmak üzereyim.!?! haziran gelsin artık! 3月31日 a part of "blue october - end""I’ll leave you with a question that I need to hear from your head abiyi fena üzmüşler :) epeyce kırmış kafayı. ama şarkıyı tavsiye ederim. her kelimesini hissetmiş söylerken... |
|
|