Umut's profileFata Morgana's Black BoxPhotosBlogGuestbookMore ![]() | Help |
|
November 19 perdeden sızan ışıkta odamda uçuşan cümlelersürekli bir insomnia... sayılacak koyunlar katledilmiş. düşünceler zihnimin ırzına geçmiş. ihtiyacım olduğunda yanımda değilsen, nerdesin? merak etmiyorum daha fazla, kafamın içinde bir yerlerde hayalin. gördüklerim değişiyor, algım kapanıyor, düşüyorum. düşler anlamını kaybetti. sözcüklerimiz ağzımıza tıkılmış... sükutun sebebi değerinden değil, yarınsızlık korkusu üstümüze sinmiş. silsek geçmez mi? yarını istemeseydim, bugün olabilir miydim dersin? omuzlarımdaki yükle yürümek, koşmaktan kolay olur muydu sence? çok yorgunum. bekleyişin sonu ne olur bilmiyorum. kadere inanmam, kendime yollar çiziyorum. her şeyden vazgeçtim, gidiyorum! bir not bırakıyorum. bakmak istersen görebileceğin, ararsan bulabileceğin, içine bakarsan öğrenebileceğin, eğer istersen... November 10 ya tutamazsak diye veremediğimiz sözler var diye midir keşkeler ve belkiler geçmişin yankıları bugünüme çarpmakta, yarının sureti belirsizliğini koruyorken. olasılıklar bir bir masaya yatırılmakta, inanmadığımız yalanları birbirimize satmaktan keyif alırken. diyaloglar yerini monologlara bırakmakta, içimizdeki fırtına dinginleşmiş taklidi yaparken. tasarılar yok sayılmakta, hayatlarımızın ne getireceğinden şüpheliyken. verilmiş bir söz yok, sadece olasılıklar var bugünlerde. kati olan hiçbir şey yok. sadece çabalıyoruz hayatlarımızı bir düzene sokabilmek için. ben sıfatımı bulmuş peşinden gitmeye çalışıyorum. oysa bir sıfat peşinde koşuyor. hayat böyle. ne zaman ne getireceği ya da götüreceği belirsiz. biraz risk almak, biraz şanslı olmak tüm taşları yerinden oynatabiliyor bazen. doğru zamanda, doğru yerde buluşmak dileğiyle... November 08 Rise Against - Whereabouts UnknownTo the ends of this lost world You have marched and you have sworn to a tainted crown of thorns As the hungry sails unfurl We are thrusted from the shore And its you that we search for The blackest night The midnight sun The covered tracks And days spent on the run The stranger we've become... These whereabouts unknown please know you can come home It's alright I long for the moment Our silence is broken It's alright Another place, another time We toed the same side of the line Yeah we saw eye to eye Even then the saddest sounds, Were nothing laughter could not drown But we are not laughing now I see your face In my sights I hesitate And then look for a sign Somewhere in the sky... These whereabouts unknown please know you can come home It's alright I long for the moment Our silence is broken It's alright Even together, we stand apart! swallow the sun, erase the sky! an invitation that's been denied! Where did you go? Where did you go? Your whereabouts unknown please know you can come home It's alright I long for the moment Our silence is broken It's alright It's all right now, whoa Its all right now 'Cause all is forgiven if you could just listen... It's alright! November 07 emrah dedi ki, bir şey yaz bari.... bir şey! kanada stresi ... yusuf yusuf. vize kadar başına taş düşsün kanada! Norah Jones - What Am I To You What am I to you Tell me darling true To me you are the sea Vast as you can be And deep the shade of blue When you're feeling low To whom else do you go See I cry if you hurt I'd give you my last shirt Because I love you so If my sky should fall Would you even call Opened up my heart I never want to part I'm giving you the ball When I look in your eyes I can feel the butterflies I love you when you're blue Tell me darlin true What am I to you Yeah well if my sky should fall Would you even call Opened up my heart Never want to part I'm giving you the ball When I look in your eyes I can feel the butterflies Could you find a love in me Could you carve me in a tree Don't fill my heart with lies I will you love when you're blue Tell me darlin true What am I to you What am I to you What am I to you October 30 gece nöbetihayallerim işgal altında, umudum kör. gündüzüm geceme hapis, bense müebbet bir nöbetçi. October 27 yeniden karanlık önümü görmeme engel olan değil, görmemi sağlayan. ilüzyonlara aldanan gözlerimin yerine ruhumla bakmama olanak tanıyan. farkındalığım gördüklerimden gelmedi hiçbir zaman. öğretiler orada duranlar değildi, yanaklarımdan akan, içimde çalkalanan bu denizin taşırdıklarıydı. dilimde bıraktığı tuzlu tat kanattı her defasında yaralarımı ve hatırlattı bana neyin önemli, neyin unutulmaması gereken olduğunu. şimdi bir savaş var önümde. kazanılması için önce kaybetmeyi öğrenilmesi gereken. kaybettikten sonra ummak kalacak önce. umacağım ki, yeniden savaşmaya başladığımda her şey bıraktığım gibi olsun. umacağım ki, yeniden savaşıp kazanabilirsem şayet, harcadığım bu beni bekleyen bir sen olsun. belki ben kazanacağım ve sen orada olmayacaksın. belki yeniden kaybedeceğim ve tüm bu savaş sadece yitik bir mücadele olacak. belki de kazanacağım ve sen orada beni bekliyor olacaksın. ben kadercilerden değil, olasılıkları hesap edenlerden oldum her zaman. şimdi de öyle yapıyorum. kafamda hep bir soru dönüp duruyor. sormaya dilim bile varmıyor ama soracağım. bana doğru adım atar mısın ya da hiç değilse bekler misin? cevabı istemiyorum, sende kalsın. sende kalsın ki benim içimde hep bir umut olsun. yoksa yaşanmıyor hayat, tadı kalmıyor. yaşayıp göreceğim.... October 26 Atreyu - Wait For You It started with a kiss and turned out something else.
The blood coils in through my veins I think of no one else. I never believed in much but I believe in this. I’m incomplete without you, I’d kill to taste your kiss. I’m lost and lonely scared and hiding. Blind without you. When the the world comes crashing down and the skies begin to fall, I’ll wait for you When the days grow old and long and my skins turns into stone, I’ll wait for you When the pain it seems too much and my heart starts beating out of touch I don’t need a thing, I’ll wait for you It's all so different now, emotions burn me out. I have a lifeless touch, this distance leaves no doubt. I fear it all too much but part of me believes. As the years pass away you made me recognize, I’m lost and lonely, scared and hiding. Blind without you. When the the world comes crashing down and the skies begin to fall, I’ll wait for you When the days grow old and long and my skins turns into stone, I’ll wait for you When the pain it seems too much and my heart starts beating out of touch I don’t need a thing, Cause I’ll wait for you... Yeah.. Cause I’ll wait for you... When the the world comes crashing down and the skies begin to fall, I’ll wait for you When the days grow old and long and my skins turns into stone, I’ll wait for you When the pain it seems too much and my heart starts beating out of touch I don’t need a thing. I know I don’t need a thing. I’ll wait for you. October 25 Nevizade Geceleri Giden her sevgilinin ardından Hep biz olduk el sallayan Haykırsak duyarlar mı sesimizi Hangi sevdadan galip çıktık ki Yürüyoruz sessiz ve kederli Nevizade geceleri İnletiyoruz hep çıkışında İstiklal Caddesi'ni Boşuna çekilmedi bunca çile İçiyoruz gündüz gece Haykırdık ama duymadı hiç kimse Peşindeyiz her yerde Zaten aşklar hep yalan dolan Sonu hep acı hüsran Bize her sevdadan geriye kalan Sadece GALATASARAY October 24 TNK - Bu Şarkıyı Söyleyin bu şarkıyı söyleyin ama bilmeyin
bu şarkıyı dinleyin ama sevmeyin bu şarkıyı hissedin ama üzülmeyin bu şarkıyı sevmeyin ama hatırlayın bırakın, tutmayın ve itmeyin üstüme gelmeyin yalnız bırakın ama bekleyin gitmeyin ben hiç iyi değilim bu şarkıyı isteyin ve gülümseyin bu aşkmış kötü yapmış onu deyin sadece bu şarkıyı o yazdı deyin sadece hiç iyi değildi deyin bırakın, tutmayın ve itmeyin üstüme gelmeyin yalnız bırakın ama bekleyin gitmeyin ben hiç iyi değilim bak hayat burdaki ayaklarımın altındaki kelimeler gereksiz bütün herşey bırakın tutmayın ve itmeyin üstüme gelmeyin yalnız bırakın ama bekleyin gitmeyin ben hiç hiç iyi değilim!.. p.s.: dinlenesi... demo olduğu için upload etmekte bir mahsur görmedim. arzu eden aşağıdaki adresten indirebilir. http://rapidshare.com/files/297015583/tnk_-_bu_sarkiyi_soyleyin.mp3 October 16 cenazegözlerini kapadı bir melek parlayan yıldızları seyrederken azizlere selam eyledi günahkarları kınadı kendince varlığından kalan neydi bilemedi sustu ve daldı derin bir uykuya ejderhaların alevleri kutsadı onu soysuzluğuna dem vurup vazgeçti kanatlarından usulca ve uğurlandı bir veda bile edilmeden hayat bulduğu kainatın sonsuzluğuna October 10 Alanis Morisette – I Was HopingAs we were talking outside, it was cold, October 09 bir dilek tuttum!bu oyunu kazanıp da bu ülkeden gitmeyi başarabilirsem bu sürecin sonunda sanırım yeryüzündeki en mutlu adamlardan biri olacağım. tüm anılardan, bu aptal şehrin insanlarından ve bilimum saçmalıktan o kadar çok yoruldum ki... gideceğim yerin teknik veya pratik olarak herhangi bir önemi kalmadı. sadece gitmek istiyorum. elbette ardımda bıraktığım bazı şeylerden ötürü burukluğum olacaktır. ama eninde sonunda doğru bir karar bu. bu şehrin günahkarlarından da azizlerinden de meleklerinden de hayaletlerinden de sıkıldım artık. beni takip eden onlarca gölgenin karanlığından çıkıp gitmem gerek. biraz endişe, biraz korku, bolca heyecan var içimde. yeni bir hayata giden bu yolun sözde altın patikasından geçerken. gideceğim yerde her şey güzel mi olacak ya da şu yazdığım yazıya bakıp kendime mi küfredeceğim inanın bilmiyorum. lakin her şey üstüme üstüme gelirken, buralardan çok uzaklarda olma fikri mutluluk verici. zamanın ve hayatın koynuna uzandım ve gözlerimi belirsiz yarınlara doğru kapatıyorum. düşüm ne getirir ya da ne götürür bilinmez. October 08 past to the futurefeel the pain, let me down ..."if you don't shoot it how am i supposed to hold it?" September 30 bilmiyorum öfkem ve üzüntüm birbirini sarmalarken kelimelere dokunan dudaklarım titriyor gözlerimden akacak bir damlam yok içimdeyse acım yüzüyor geçmişte yargıladığım aşığım şimdi adeta ruhumda suret buluyor yaralarımı sarmamı sağlayana istemsizce yaralar açıyor değişen oydu diye diretirken ben miydim bilemiyorum kendi çemberim daralıyor sanarken sanki onu içinden atıyorum o bana sevgi sözcükleri söylerken ben ruhsuzca karşılık veriyorum acısını perdelemeyi bıraktığında canım yanıyor, ama ne yapacağımı bilmiyorum... September 28 Three Days Grace - Someone Who CaresEvery street in this city Is the same to me Everyone's got a place to be But there's no room for me Am I to blame? When the guilt and the shame hang over me Like a dark cloud, That chases you down in the pouring rain. It's so hard to find someone Who cares about you, But it's easy enough to find someone Who looks down on you Why is it so hard to find someone Who cares about you? When it's easy enough to find someone Who looks down on you It's not what it seems When you're not on the scene There's a chill in the air But there's people like me That nobody sees so nobody cares Why is it so hard to find someone Who cares about you? When it's easy enough to find someone Who looks down on you Why is it so hard to find someone Who can keep it together When you've come undone? Why is it so hard to find someone Who cares about you? I swear this time it won't turn out The same 'cause now I've got myself to blame And you'll know where we'll end up On the streets that is easy enough To find someone who looks down on you Why is it so hard to find someone Who cares about you? When it's easy enough to find someone Who looks down on you Why is it so hard to find someone Who can keep it together When you've come undone? Why is it so hard to find someone Who cares about you? September 24 duydum, dinledim, baktım, gördümıslak bir veranda gecenin ışığıyla boyanmış sihirli tırtıllara yuva olmuş ölümsüz kelebekler doğurmak için mor bir telefon kulübesi nice masallara tanıklık etmiş kaç çocuğu büyütmüş kaçını koynunda ağırlamış paslanmış bir kadeh kaç kinle boşalmış kaç mutluluğa dolmuş masumiyetinde boğulmuş antika bir saat en güzel ahşabı geçirmiş üzerine gömdüklerine selam etmiş mezarlarının önünde ağlamış umut saçan yıldızlar geceler boyu saklanmışlar bir körün göz kapağından sızıp ruhunu aydınlatmışlar tüm bu satırlar ben bilmeden dökülmüş ardımdan susmuşlar bir hoşçakal bile demeden September 22 med-cezir gülümsedim... güzel zamanlar vardı. unutulmayan, unutulmaktan korkulan kaçındım... mezarlıklardan, hala soluk alan ölülerimden, düşümdeki geçmişten. fark ettim! sorularımın cevapsızlığını, içimdeki umarsızlığı, ruhumdaki sıkıntıyı. veda ettim. bu döneme, geçem düne, az evvelki saniyeye. diledim... parlak yıldızları, gerçek sihri, mutluluk denen o şeyi. sustum... vazgeçtim. satırlardan ve sözcüklerden dedim ya, sustum... |
|
|