Umut's profileFata Morgana's Black BoxPhotosBlogGuestbookMore Tools Help

Blog


    November 10

    ya tutamazsak diye veremediğimiz sözler var diye midir keşkeler ve belkiler

    geçmişin yankıları bugünüme çarpmakta, yarının sureti belirsizliğini koruyorken.
    olasılıklar bir bir masaya yatırılmakta, inanmadığımız yalanları birbirimize satmaktan keyif alırken.
    diyaloglar yerini monologlara bırakmakta, içimizdeki fırtına dinginleşmiş taklidi yaparken.
    tasarılar yok sayılmakta, hayatlarımızın ne getireceğinden şüpheliyken.

    verilmiş bir söz yok, sadece olasılıklar var bugünlerde. kati olan hiçbir şey yok. sadece çabalıyoruz hayatlarımızı bir düzene sokabilmek için. ben sıfatımı bulmuş peşinden gitmeye çalışıyorum. oysa bir sıfat peşinde koşuyor. hayat böyle. ne zaman ne getireceği ya da götüreceği belirsiz. biraz risk almak, biraz şanslı olmak tüm taşları yerinden oynatabiliyor bazen.

    doğru zamanda, doğru yerde buluşmak dileğiyle...



    November 08

    Rise Against - Whereabouts Unknown

    To the ends of this lost world
    You have marched and you have sworn
    to a tainted crown of thorns

    As the hungry sails unfurl
    We are thrusted from the shore
    And its you that we search for

    The blackest night
    The midnight sun
    The covered tracks
    And days spent on the run
    The stranger we've become...

    These whereabouts unknown
    please know you can come home
    It's alright
    I long for the moment
    Our silence is broken
    It's alright

    Another place, another time
    We toed the same side of the line
    Yeah we saw eye to eye

    Even then the saddest sounds,
    Were nothing laughter could not drown
    But we are not laughing now

    I see your face
    In my sights
    I hesitate
    And then look for a sign
    Somewhere in the sky...

    These whereabouts unknown
    please know you can come home
    It's alright
    I long for the moment
    Our silence is broken
    It's alright

    Even together, we stand apart!
    swallow the sun, erase the sky!
    an invitation that's been denied!
    Where did you go? Where did you go?

    Your whereabouts unknown
    please know you can come home
    It's alright
    I long for the moment
    Our silence is broken
    It's alright
    It's all right now, whoa

    Its all right now
    'Cause all is forgiven
    if you could just listen...
    It's alright!

    November 07

    emrah dedi ki,

    bir şey yaz bari....

    bir şey!

    kanada stresi ... yusuf yusuf. vize kadar başına taş düşsün kanada!

    Norah Jones - What Am I To You

    What am I to you
    Tell me darling true
    To me you are the sea
    Vast as you can be
    And deep the shade of blue

    When you're feeling low
    To whom else do you go
    See I cry if you hurt
    I'd give you my last shirt
    Because I love you so

    If my sky should fall
    Would you even call
    Opened up my heart
    I never want to part
    I'm giving you the ball

    When I look in your eyes
    I can feel the butterflies
    I love you when you're blue
    Tell me darlin true
    What am I to you

    Yeah well if my sky should fall
    Would you even call
    Opened up my heart
    Never want to part
    I'm giving you the ball

    When I look in your eyes
    I can feel the butterflies
    Could you find a love in me
    Could you carve me in a tree
    Don't fill my heart with lies

    I will you love when you're blue
    Tell me darlin true
    What am I to you
    What am I to you
    What am I to you
    October 30

    gece nöbeti

    hayallerim işgal altında, umudum kör. gündüzüm geceme hapis, bense müebbet bir nöbetçi.


    October 27

    yeniden

    karanlık önümü görmeme engel olan değil, görmemi sağlayan. ilüzyonlara aldanan gözlerimin yerine ruhumla bakmama olanak tanıyan. farkındalığım gördüklerimden gelmedi hiçbir zaman. öğretiler orada duranlar değildi, yanaklarımdan akan, içimde çalkalanan bu denizin taşırdıklarıydı. dilimde bıraktığı tuzlu tat kanattı her defasında yaralarımı ve hatırlattı bana neyin önemli, neyin unutulmaması gereken olduğunu. şimdi bir savaş var önümde. kazanılması için önce kaybetmeyi öğrenilmesi gereken. kaybettikten sonra ummak kalacak önce. umacağım ki, yeniden savaşmaya başladığımda her şey bıraktığım gibi olsun. umacağım ki, yeniden savaşıp kazanabilirsem şayet, harcadığım bu beni bekleyen bir sen olsun. belki ben kazanacağım ve sen orada olmayacaksın. belki yeniden kaybedeceğim ve tüm bu savaş sadece yitik bir mücadele olacak. belki de kazanacağım ve sen orada beni bekliyor olacaksın.

    ben kadercilerden değil, olasılıkları hesap edenlerden oldum her zaman. şimdi de öyle yapıyorum. kafamda hep bir soru dönüp duruyor. sormaya dilim bile varmıyor ama soracağım.

    bana doğru adım atar mısın ya da hiç değilse bekler misin?
    cevabı istemiyorum, sende kalsın. sende kalsın ki benim içimde hep bir umut olsun. yoksa yaşanmıyor hayat, tadı kalmıyor.

    yaşayıp göreceğim....
    October 26

    Atreyu - Wait For You

    It started with a kiss and turned out something else.
    The blood coils in through my veins I think of no one else.
    I never believed in much but I believe in this.
    I’m incomplete without you, I’d kill to taste your kiss.
    I’m lost and lonely scared and hiding.
    Blind without you.

    When the the world comes crashing down and the skies begin to fall,
    I’ll wait for you
    When the days grow old and long and my skins turns into stone,
    I’ll wait for you
    When the pain it seems too much and my heart starts beating out of touch I don’t need a thing,
    I’ll wait for you

    It's all so different now, emotions burn me out.
    I have a lifeless touch, this distance leaves no doubt.
    I fear it all too much but part of me believes.
    As the years pass away you made me recognize,
    I’m lost and lonely, scared and hiding.
    Blind without you.

    When the the world comes crashing down and the skies begin to fall,
    I’ll wait for you
    When the days grow old and long and my skins turns into stone,
    I’ll wait for you
    When the pain it seems too much and my heart starts beating out of touch I don’t need a thing,
    Cause I’ll wait for you...

    Yeah..
    Cause I’ll wait for you...

    When the the world comes crashing down and the skies begin to fall,
    I’ll wait for you
    When the days grow old and long and my skins turns into stone,
    I’ll wait for you
    When the pain it seems too much and my heart starts beating out of touch I don’t need a thing.
    I know I don’t need a thing.
    I’ll wait for you.
    October 25

    Nevizade Geceleri

    Giden her sevgilinin ardından
    Hep biz olduk el sallayan
    Haykırsak duyarlar mı sesimizi
    Hangi sevdadan galip çıktık ki

    Yürüyoruz sessiz ve kederli
    Nevizade geceleri
    İnletiyoruz hep çıkışında
    İstiklal Caddesi'ni

    Boşuna çekilmedi bunca çile
    İçiyoruz gündüz gece
    Haykırdık ama duymadı hiç kimse
    Peşindeyiz her yerde

    Zaten aşklar hep yalan dolan
    Sonu hep acı hüsran
    Bize her sevdadan geriye kalan
    Sadece GALATASARAY
    October 24

    TNK - Bu Şarkıyı Söyleyin

    bu şarkıyı söyleyin ama bilmeyin
    bu şarkıyı dinleyin ama sevmeyin
    bu şarkıyı hissedin ama üzülmeyin
    bu şarkıyı sevmeyin ama hatırlayın

    bırakın, tutmayın ve itmeyin
    üstüme gelmeyin
    yalnız bırakın ama bekleyin
    gitmeyin
    ben hiç iyi değilim

    bu şarkıyı isteyin ve gülümseyin
    bu aşkmış kötü yapmış onu deyin
    sadece bu şarkıyı o yazdı deyin
    sadece hiç iyi değildi deyin

    bırakın, tutmayın ve itmeyin
    üstüme gelmeyin
    yalnız bırakın ama bekleyin
    gitmeyin
    ben hiç iyi değilim

    bak hayat burdaki ayaklarımın altındaki
    kelimeler gereksiz bütün herşey

    bırakın tutmayın ve itmeyin
    üstüme gelmeyin
    yalnız bırakın ama bekleyin
    gitmeyin
    ben hiç hiç iyi değilim!..


    p.s.: dinlenesi...
    demo olduğu için upload etmekte bir mahsur görmedim. arzu eden aşağıdaki adresten indirebilir.
    http://rapidshare.com/files/297015583/tnk_-_bu_sarkiyi_soyleyin.mp3

    October 16

    cenaze

    gözlerini kapadı bir melek
    parlayan yıldızları seyrederken
    azizlere selam eyledi
    günahkarları kınadı kendince
    varlığından kalan neydi bilemedi
    sustu ve daldı derin bir uykuya
    ejderhaların alevleri kutsadı onu
    soysuzluğuna dem vurup
    vazgeçti kanatlarından usulca
    ve uğurlandı bir veda bile edilmeden
    hayat bulduğu kainatın sonsuzluğuna
    October 10

    Alanis Morisette – I Was Hoping

    As we were talking outside, it was cold,
    We were shivering, yet warmed by the subject matter.
    My wife is in the next room, we’ve been having troubles you know,
    Please don’t tell her or anyone, but I need to talk to somebody.
    You said, wouldn’t it be a shame if I knew how great I was
    Five minutes before I died? Id be filled with such regret before I took my last breath.
    And I said, you’re willing to tell me this now, and you’re not going to die anytime soon.
    And I said I haven’t been eating chicken, or meat, or anything.
    And you said yes, but you’ve been wearing leather and laughed and said were at the top of the food chain.
    And yes you’re still a fine woman, and I cringed.

    I was hoping, I was hoping we could heal each other.
    I was hoping, I was hoping we could be raw together.

    We left the restaurant where the head waiter (in his 60s), said good bye, sir.
    Thank you for your business sir. you’re successful and established, sir,
    And we like the frequency with which you dine here sir. and your money.
    And when I walked by, they said thank you too dear.
    I was all pigtails and cords.
    And there was a day when I would’ve said something like,
    Hey dude, I could buy and sell this place, so kiss it.
    I too once thought I was owed something.

    I was hoping, I was hoping we could challenge each other.
    I was hoping, I was hoping we could crack each other up.

    I too thought that when proved wrong, I lost somehow.
    I too thought life was cruel. Its a cycle, really.
    You think I’m withdrawing and guilt tripping you.
    I think you’re insensitive and I don’t feel heard.
    And I said do you believe we are fundamentally judgmental?
    Fundamentally evil? And you said yes.
    And I said do you believe in revenge, in right or wrong, good or bad?
    And you said well, what about the man that I saw handcuffed in the emergency room,
    Bleeding after beating his kid, and she threw a shoe at his head.
    I think what he did was wrong, and I wouldn’t have had a hard time feeling compassion for him.
    I had to watch my tone for fear of having you feel judged.

    I was hoping, I was hoping we could dance together.
    I was hoping, I was hoping we could be creamy together.

    October 09

    bir dilek tuttum!

    bu oyunu kazanıp da bu ülkeden gitmeyi başarabilirsem bu sürecin sonunda sanırım yeryüzündeki en mutlu adamlardan biri olacağım. tüm anılardan, bu aptal şehrin insanlarından ve bilimum saçmalıktan o kadar çok yoruldum ki... gideceğim yerin teknik veya pratik olarak herhangi bir önemi kalmadı. sadece gitmek istiyorum. elbette ardımda bıraktığım bazı şeylerden ötürü burukluğum olacaktır. ama eninde sonunda doğru bir karar bu. bu şehrin günahkarlarından da azizlerinden de meleklerinden de hayaletlerinden de sıkıldım artık. beni takip eden onlarca gölgenin karanlığından çıkıp gitmem gerek. biraz endişe, biraz korku, bolca heyecan var içimde. yeni bir hayata giden bu yolun sözde altın patikasından geçerken. gideceğim yerde her şey güzel mi olacak ya da şu yazdığım yazıya bakıp kendime mi küfredeceğim inanın bilmiyorum. lakin her şey üstüme üstüme gelirken, buralardan çok uzaklarda olma fikri mutluluk verici. zamanın ve hayatın koynuna uzandım ve gözlerimi belirsiz yarınlara doğru kapatıyorum. düşüm ne getirir ya da ne götürür bilinmez. 
    October 08

    past to the future

    feel the pain, let me down
    see the truth, pull me under
    my body is already lying on the ground
    but my soul flying around you
    can’t you feel, this is your time
    but you see, it’s gonna be end soon
    my heart belongs to you
    but my mind is rejecting be with you
    feel the air, take a deep breath
    sleep well and grow up
    this is the right time to let you courage
    take the risk to try your chance
    can’t you feel all those emotions
    your blind heart will be fill up with shiny stars
    if you realized what you done before
    then you have to fight to make things right again

    ...

    "if you don't shoot it how am i supposed to hold it?"
    September 30

    bilmiyorum

    öfkem ve üzüntüm birbirini sarmalarken
    kelimelere dokunan dudaklarım titriyor
    gözlerimden akacak bir damlam yok
    içimdeyse acım yüzüyor
    geçmişte yargıladığım aşığım
    şimdi adeta ruhumda suret buluyor
    yaralarımı sarmamı sağlayana
    istemsizce yaralar açıyor
    değişen oydu diye diretirken
    ben miydim bilemiyorum
    kendi çemberim daralıyor sanarken
    sanki onu içinden atıyorum
    o bana sevgi sözcükleri söylerken
    ben ruhsuzca karşılık veriyorum
    acısını perdelemeyi bıraktığında
    canım yanıyor, ama ne yapacağımı bilmiyorum...
    September 28

    Three Days Grace - Someone Who Cares

    Every street in this city
    Is the same to me
    Everyone's got a place to be
    But there's no room for me
    Am I to blame?
    When the guilt and the shame hang over me
    Like a dark cloud,
    That chases you down in the pouring rain.

    It's so hard to find someone
    Who cares about you,
    But it's easy enough to find someone
    Who looks down on you

    Why is it so hard to find someone
    Who cares about you?
    When it's easy enough to find someone
    Who looks down on you

    It's not what it seems
    When you're not on the scene
    There's a chill in the air
    But there's people like me
    That nobody sees so nobody cares

    Why is it so hard to find someone
    Who cares about you?
    When it's easy enough to find someone
    Who looks down on you
    Why is it so hard to find someone
    Who can keep it together
    When you've come undone?
    Why is it so hard to find someone
    Who cares about you?

    I swear this time it won't turn out
    The same 'cause now I've got myself to blame
    And you'll know where we'll end up
    On the streets that is easy enough
    To find someone who looks down on you

    Why is it so hard to find someone
    Who cares about you?
    When it's easy enough to find someone
    Who looks down on you
    Why is it so hard to find someone
    Who can keep it together
    When you've come undone?
    Why is it so hard to find someone
    Who cares about you?
    September 24

    duydum, dinledim, baktım, gördüm

    ıslak bir veranda
    gecenin ışığıyla boyanmış
    sihirli tırtıllara yuva olmuş
    ölümsüz kelebekler doğurmak için

    mor bir telefon kulübesi
    nice masallara tanıklık etmiş
    kaç çocuğu büyütmüş
    kaçını koynunda ağırlamış

    paslanmış bir kadeh
    kaç kinle boşalmış
    kaç mutluluğa dolmuş
    masumiyetinde boğulmuş

    antika bir saat
    en güzel ahşabı geçirmiş üzerine
    gömdüklerine selam etmiş
    mezarlarının önünde ağlamış

    umut saçan yıldızlar
    geceler boyu saklanmışlar
    bir körün göz kapağından sızıp
    ruhunu aydınlatmışlar

    tüm bu satırlar
    ben bilmeden dökülmüş
    ardımdan susmuşlar
    bir hoşçakal bile demeden
    September 22

    med-cezir

    gülümsedim...
    güzel zamanlar vardı.
    unutulmayan,
    unutulmaktan korkulan
    kaçındım...
    mezarlıklardan,
    hala soluk alan ölülerimden,
    düşümdeki geçmişten.
    fark ettim!
    sorularımın cevapsızlığını,
    içimdeki umarsızlığı,
    ruhumdaki sıkıntıyı.
    veda ettim.
    bu döneme,
    geçem düne,
    az evvelki saniyeye.
    diledim...
    parlak yıldızları,
    gerçek sihri,
    mutluluk denen o şeyi.
    sustum...
    vazgeçtim.
    satırlardan ve sözcüklerden
    dedim ya, sustum...


    September 20

    bayram

    bugün bayram,  yatın uyuyun çocuklar.
    September 14

    ruhu bozuk

    yokluğun bıraktığı yerden doldurmaya başladığı kadehler gibi bugünler... ebedi bir düşün koynunda uyuyan birileri için var olmamış yıldızlar misali. sessiz ve kederli yürüyüşlerin inançsızlığıyla bezenmiş patikalardan geçerek adım adım büyüyen hissiyat. sadece sorumsuzluğu özlemiş, çocukluğuna dönmek istemiş kimileri gibi, "hayat zor" cümleciği sarf olmakta. yitirilmiş aşkların dürtüsüyle hıçkırılan zamanların ardında duygusuzlaşmış bünyeler. kan emmekten yorulmuş bir sivrisineği uçarken avlamak ne kadar kolaysa, yanlışların içinde doğruyu seçebilme şansı da bir o kadar zor. patavatsız gerçeklerin ne kadar gerçek olduğunun sorgusu bireyin bünyesinden ötede bir yerde hayat bulamamaktadır.

    sıkılganlık düne veya bu ana mahsus olmamakla birlikte yarın yad edilen anılarla birlikte küçük krizler geçirmek de normal karşılanmalıdır. yaşadığı yerin ona, bana, sana vermediği değerle birlikte, kaçış taktikleri oluşturulacaktır. hayat bulmayı bekleyen tasarıların gerçekleşmesi hususundaysa "kısmet, kader" gibi anlamsız sözcükler sarf edilecektir. yeteri kadar çaba göstermeden dile getirlme olasılıklarına karşı her umut cümleciği gökten arzu edilen şeylerin yağmasını tanrıdan dilemekten ötede değildir. farzı mahaller, vesaireler, propogandalar, demogojiler, bilmem neler neler var daha söylenmesi gereksiz olup da söylenmek istenen...

    bildiklerimin bilemediklerime oranının kare köküne bakıp da bayağı bir eksilerde olduğumu fark etmem çok küçük yaşlarımı almıştı. öyle ki o zaman çaktırmamaya çalışmıştım. şimdi kendi kendimi bozar oldum. farkına vardım ben zaten tüm söylenmelerimin, hiçbir halttan mutlu olamayaşımın nedenini. cevabı basit, ayna söyledi. dedi ki, "sorun senin özün, ruhun bozuk be iki gözüm".